00:52 Cuma
Alacakaranlık Düşlerde Yitirdim Belkide
Belki Islanan Her Yaprağın Kokusunda
Şimdi Sensiz Kalmış Yazdıklarım
Gördüklerim Duyduklarım Neye Yarar
Çaresiz Bakıyorum Gökyüzüne....
Birazsiir
Alacakaranlık Düşlerde Yitirdim Belkide
Belki Islanan Her Yaprağın Kokusunda
Şimdi Sensiz Kalmış Yazdıklarım
Gördüklerim Duyduklarım Neye Yarar
Çaresiz Bakıyorum Gökyüzüne....
Birazsiir
Gökyüzü Kadar Yüzeysel Olmuşken Düşlerim
En Sarp Kayaların Zirvesi Kadar Zora Koştum Benliğimi,
Mantık Oyunu Kadar Karışık,Belki Zaman Kadar Geçici
Kalmamış Hasretin Ağacının Meyvesi Toplayıp Sevecek Kadar...
Bir Vakit Kalmaya Gelmişken Bedenimde
Tüm Hayal Sanarak Yaşadığım Gerçekler
Süzüldü Ayaklarımdan..
Üzmeden Ruhumun İnceliklerini
Gidişin Yankılandı Duvarlarda..
Sığınacak Liman İnşaa Ediyorum,
Elimi Uzatıp Tutanabileceğim Her Yere
Kısmıştım Kapattım Şimdilerde Şarkıların Sesini
Dudaklarının Islaklığı Hala Sıcakken Biriktirdiğim İzmaritlerde,
Ateşe Verip Yaktım Karıştı Geçmişe..
Kırdığın Herşeyde Pişmanlık Kalmamış Baktımda..
Bende Kapattım Gidiyorum Kapıyı..
Yağmura Karıştı Bedenim..
Ayaklarım Çamur,İçim Sefil
Ancak Ben Hala Bendeyim...
Öyle Düşler Kuruyorum ki
Hiç Uyanmak İstemiyorum...
Birazşiir

Seçilmiş Yanlızlığın Başındayım
Yanmış ormanlar kadar boş,verimsiz
Seri katil misali hissiyatsız
Resim negatifleri gibi anlaşılmaz,soğuk
Günleri erteleme zamanı buluyorum
Yazacak bir dolu boş kağıt
Yürekte hasret,yüzümde kasvet
Söylemekten çok dinlemeye,
Sevmekten çok sevilmeye vermişim kendimi
Olmaz oluşların serüvenleri yanıbaşımda
Sabahlar erken olmaya başladı artık
Seçilmiş Yanlızlığın Başındayım
Silik tabelalı caddelerde yol arıyorum
Esaretin kelepçesiz saf hali üzerimde.
Birazşiir

Gidiyorken,
Ateşinde yitip gidişimi,Sorguladığım bekleyişlerimi seyrediyorum.Kanunların koruyamadığı yüreğimde açtığın yaraların izlerini takip ediyorum.
Sen fazlasıyla kalmışken bende köşelerinde yer aradığım zamanları hatırlıyorum.
Cebimin kıyısında arta kalmış biraz düş ,kutuda buruşmuş eski bir kaç resim...
Gittim,
Tutsak kalmadan daha fazla ertelenen vazgeçişlerime,rengi biraz daha solmadan mavilerin,
Yola verdim kendimi.
Dün yolcusuyken senin sevdanın ,bu sabah özgür bir kahve içtim sensiz bir yolun kenarında.
Şimdi,
Denize karşı seyredilen bir gün batımı,yere düşen bir bozuk paranın sesini işiten kulaklarım..
Sımsıkı kapattım yüreğimin perdelerini artık...
Unutmadan;
Son Kullanma tarihi geçen aşklar giremez...!
Birazşiir

Sözlerin kağıda serpilip soğuk ve donuk bir resmiyet kazandığı haller zamanı...
Alıştığım zamanlarca hayata dair ne varsa bir bir yüklenip uzandım aydınlığa.Yolum hep umut hep serzenişli bekleyiş.Yolda geçen her zaman öğretirmiş öğrendim yarınsız tadı yok hayatların.Ne kadar manasız ne kadar donuk...
Keşke yolun sonunda akşam olmasaydı.Bitmeseydi umudun rengi.Şimdi dönüp bakıyorum uslanmış gözbebeklerine Sende yitirmişsin hazinelerini.Benim Sakladıklarım yarınım için yaşama umudum sadece.
Artık ne sen ne sana dair bir damla kalmamış semada.
Kurudu düşen son yaprakta.Tek acı yok yüreğimde ,mümkün olmayanların narkozu kanımda...
-Birazşiir-
-Yazılarım Yayını İçin İyi niyetli Olarak Israr Eden Arkadaşım "Ledasis'e" Teşekkürlerlerimi Sunuyorum-